

Kaybedenler Kulübü ile 2011'in en başarılı yapımlarından birine imza atan yönetmen Tolga Örnek, 9 ay gibi kısa bir süre içerisinde beyaz perde ile buluşan yeni filminde kamerasını bu kez casusluk dünyasına çeviriyor. Labirent, istihbarat ve terörizmi, doğu ile batı arasında geçiş yolu olarak kabul edilen bir ülkenin bakış açısından anlatıyor.
Gerek görsel dili ve dinamizmi, gerekse filmin fikrinin doğduğu coğrafya nedeniyle bugüne kadar bu türde yapılan filmlerden farklılık gösterecek olan Labirent, 2012'nin en iddialı yapımlarından olmaya aday.
Filmin oyuncu kadrosunda Timuçin Esen, Meltem Cumbul, Sarp Akkaya, Rıza Kocaoğlu, Ozan Bilen, Umut Kurt, Erdal Küçükkömürcü, Melike Güner, Yurdaer Okur ve Altan Gördüm gibi isimler var.
Filmin konusu
İstanbul'da kalabalık bir caddede büyük bir patlama meydana gelir. 30'u Amerikalı, 5'i İngiliz, 95 kişi ölür. Bu katliam Türkiye'den Londra ve Washington'a şok dalgaları halinde yayılır. Yeni kurulmuş olan bir terör örgütü saldırıyı üstlenir.Bu patlama yalnızca bir başlangıçtır.Labirent, bölgedeki tek demokratik Müslüman ülke olan Türkiye'yi kaosa sürükleyecek ve Orta Doğu'daki hassas dengeleri bozacak ikinci ve daha acımasız bir saldırıyı önlemek amacıyla Türk İstihbaratı tarafından yürütülen operasyonun kod adıdır. İlk saldırıdan sonra Türkiye, teröristler ve Türk, Amerikan ve İngiliz istihbarat teşkilatlarının savaş alanı haline gelir. İstanbul'dan Mardin'e, Frankfurt'tan Kuzey Irak'a uzanan bu mücadelede herkesin kendine ait bir gündemi vardır.Hikâye, bir grup Türk istihbaratçısının ve onların terörist örgütü durdurma çabaları üzerine kuruludur. Bu grup Fikret ve Reyhan adlı iki istihbaratçı tarafından yönetilir. Fikret, yaşamında işinden başka hiçbir şeyi olmayan yalnızlığı seçmiş bir istihbaratçıdır. Reyhan ise ülkenin en iyi istihbaratçılarından biri olmasının yanında aile yaşamıyla kariyeri arasındaki dengeyi korumaya çalışan bekâr bir annedir. Fikret açıkça dillendiremese de ikisinin ortak mücadeleleri ve yaşadıkları zorluklar onları biraraya getirir.
