

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında 12 dokunulmazlık dosyası olduğunu bunların içerisinde “tehdit,hakaret,iftira” gibi suç isnadları bulunduğunu söyledi.Kılıçdaroğlu’nun “dokunulmazlığımı kaldırın”restini de değerlendiren Kuzu, “Bizde kimseye özel muamele,ayrıcalık olmaz. Sayın Baykal’da daha önce aynı şeyi söylemişti. O’na “sana kıyamam” demiştim”sözleriyle dokunulmazlığın kaldırılmasına karşı olacaklarını söyledi.
İlker Başbuğ’a yönelik suçlamaların çarpıtıldığını ve davanın sulandırılmaya çalışıldığını savunan Burhan Kuzu, “Evvela ismini doğru koyalım. Silahlı örgüt demek, terör örgütü kurmak anlamına gelmiyor.Amacına göre bu iş değişir.Suçun adı tipik örgüt suçudur, silahlı örgüt suçu.PKK terör anlamında değil.Davayı sulandırmanın anlamı yok. Hükümeti neyle devireceksin. Silahla? Poyrazköy’de bununla ilgiliydi. Bu kadar silah nerede? Denize olta atıyorsun,balık beklerken mermi geliyor. Nere gitti bunlar ya, tonlarca mermi,silah.Kim gömmüş bunları. Dosyaya bakımından konuşuyorum. Bu iddialar buralara dayandırılıyor.
Başbuğ’un Yüce Divan’da değil Adli mahkemelerde yargılanması gerektiğini de vurgulayan Burhan Kuzu, gerekçesini ilginç bir örnekle açıkladı:”Diyelim Genelkurmay Başkanı bir askere Genelkurmay’da iki tane salladı,bizimkiler yapmaz ama, adam da orada öldü. Tam da görevinin başında, Genelkurmay’ın ortasında. Bu Yüce Divan’a mı gidecek? Böyle birşey olabilir mi?”
